VEFAT ETTİĞİNDEN HABERİM YOKTU”
Olay günü çocuğunun ağlama sesini duyunca eşi Hatice’yi bırakarak odaya gittiğini söyleyen Senem, savunmasına şöyle devam etti: “Çocukla ilgilendikten sonra mama yapmak için mutfağa gittiğimde Hatice’nin kanepede uzandığını gördüm. Benden su isteyince verdim ve üstünü örttüm. Gece bir kaç kez mutfağa gittiğimde kanepede uyuduğunu gördüm ancak yaşayıp yaşamadığını kontrol etmedim. Sabah çocuğumu arkadaşımın evine götürdüm. Daha sonra pazara çalışmaya gittim. Muş’a çocuğumla gidebilmek, bilet parası alabilmek için çalıştım. Sonrasında çarşıda polisler beni gözaltına aldı. Olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir. Eşimin vefat ettiğinden haberim yoktu, onu darp etmem sebebiyle beni şikayet ettiğini düşünüyordum. Dağa çıkma, PKK’ya katılma gibi bir amacım yoktu. Yurt dışına çıkma planım vardı. Evde bulunan elektroşoku kesinlikle eşimin üstünde kullanmadım. Elektroşok cihazını kendini korusun diye eşime almıştım.”
“EN AĞIR CEZAYI ALMASINI İSTİYORUM”
Sanıktan şikayetçi olan Hatice Semen’in babası Hüseyin Kurban, “Bu canavar, bu katil. Hatice’nin başkasıyla konuştuğu iddiası yalandır. Mehmet Senem, PKK bayrağının altında elinde silahla fotoğraf çekerek beni tehdit etti. Biz de Kürt’üz ama o Türk bayrağını kimse yere indiremez. Senin gibi vatan haini değiliz. Bu bayrağın altında yaşıyoruz. Kendisi kızımı tasarlayarak öldürdü. Ameliyat olduğum gün benim kızımı öldürmüş. Kızımı aradığım zaman meşgule atıldı ve ‘Ben seni sonra arayacağım baba’ diyerek mesaj geldi. Mehmet Senem’i aradığımda ise beni engellemişti. Ben olaydan şüphelenip polise şikayette bulundum. Kızım bana Mehmet’in kendisini öldüreceğini söylediği için telefonumun açılmamasından şüphelendim. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum” şeklinde konuştu.
“SİZİ DE Mİ VURAYIM?”
Duruşmada Hatice Senem’in ağabeyi Yusuf Kurban’ın ifadesi de dinlendi. Kurban, “1.5 yıl önce işten eve geldiğimde babamın ağladığını gördüm. Sebebini sorduğumda Mehmet’in Hatice’yi dövdüğünü söyledi. Mehmet’i arayıp neden kardeşimi dövdüğünü sordum. ‘Sizi de mi vurayım? Kardeşinizi öldürüp çöp konteynerine mı, kapınıza mı atayım?’ dedi” ifadelerini kullandı.
“HDP BİNASINA GÖTÜRMEMİ İSTEDİ”
Tanık olarak dinlenen Şehmus A. ise sanığın olay günü kendisini aradığını söyledi. Ş.A., “Sanık olay günü bana, ‘Karım beni terk etti, çocuğu bırakıp gitti, çocuğuma birkaç gün siz bakar mısınız?’ dedi. Daha sonra çocuğu eşime bıraktık. Mehmet eve giderek para alacağını söyledi, oradan da kendisini HDP binasına götürmemi istedi. HDP binasına götürdüğümde birileriyle Kürtçe konuştu, ancak ben Kürtçe bilmediğim için ne konuştuklarını anlamadım. Olay tarihinde sanık bana ‘Diyarbakır’a gideceğim oradan da dağa çıkacağım’ dedi. Uyuşturucu içtiği için söylediklerini pek önemsemedim. Olay günü polis bizi aldığında Mehmet’in uyuşturucu içmesi sebebiyle gözaltına alındığımızı sandım, eşini öldürdüğünü bilmiyordum” diye konuştu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, elektroşokun Hatice Senem üzerinde kullanıp kullanılmadığına dair adli tıp kurumundan istenilen raporun beklenilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi. Duruşma sonrasında basın açıklaması yapan Hatice Senem’in babası, sanığın en ağır cezayı alması için mücadele edeceğini söyledi. Acılı ailenin avukatı ise “Hatice Senem ağır şekilde i’şkenceye maruz bırakılıp, elektroşok cihazı ile öldürülüyor. Bunların her biri eziyet çektirerek insan öldürme suçudur. İndirim almak isteyen sanığın indirim almadan cezalandırılmasını sağlayacağız” dedi.