Narin Güran davasında dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Narin Güran olayın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Enes Güran, annesi ve amcaı ile yeni bir gelişme yaşandı.
Diyarbakır'da korkunç bir cinayete kurban giden 8 yaşındaki Narin Güran dosyasında, tarafların itirazları tamamlandı. Gerekçeli karara yapılacak itirazlarla ilgili yasal sürede dolarken, itirazlara cevap aşaması başladı.
"GÜVENİNİ KAZANMAK ÇİN PARA VERMİŞ..."
Avukat Demir dilekçesinde, sanık Nevzat'ın olay öncesi özellikle Narin'in güvenini kazanmaya dönük para verdiğine dikkat çekerek, "Narin'in babası ile yaşadığı araç ihtilafından kaynaklı sorunu iç dünyasında büyütmesi ve dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla kendi yakınlarına bu aileden uzak durmaları yönünde söylemlerinin bulunması karşısında Nevzat'ın başka köye taşınmaya hazır hale gelen evin inşaatını da tamamladığı bir dönemde Arif'in ailesine zarar verme amacıyla hareket etmemiş olduğuna yönelik hiç bir delil bulunmamasına karşın, mahkemenin sanık Nevzat için Narin'i öldürmek için nedeninin olmadığı yönlü kabulü dosyadan uzak olup, bu hususun olay süresi ve PSA ile tekrardan değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi.
"ÇELİŞKİLİ NOKTALAR GÖRMEZDEN GELİNDİ"
Avukat Mustafa Demir, baz ve UKB raporuna da yer verdiği dilekçesinde ise şu ifadeleri kullandı:
"Burada önemli olan bir konuda sanık Nevzat Bahtiyar'ın beyanları, UKB tespitleri ve Daraltılmış Baz Çalışması karara dayanak alınmış, ancak söz konusu 3 konuda içerikleri bakımında birbirlerini desteklemedikleri gibi çeliştikleri noktalar oldukları da görmezden gelindi. Mahkumiyet kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ve müvekkilinin beraatına. Müvekkilimin isnat edilen suça iştirak ettiğine dair somut bir delilin bulunmaması, ilk derece mahkemesinin ilgili ve yeterli olmayan gerekçelerle verdiği hukuka aykırı mahkumiyet kararı ile birlikte tamamen hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle sanığın hükmen tutukluluk halinin devam ettiği, haksız devam eden tutukluluk durumunun hem sanık müvekkil hem de ailesi yönünden telafisi imkansız zararlar doğurduğu gözetilerek müvekkilimin tutukluk durumunun öncelikli değerlendirilmesi suretiyle, tahliyesine karar verilmesi"
HÜKMÜN BOZULMASI VE TAHLİYESİ TALEP EDİLDİ
Dilekçede, Enes Güran’ın hakkında verilen hükmün bozulması ve tahliyesi talep edilerek, şöyle denildi:
“Yukarıda arz olunan ve resen nazara alınacak sair sebeplerle istinaf başvurumuzun kabulü ile Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.12.2024 tarih, 2024/396 Esas ve 2024/529 Karar sayılı mahkumiyet kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ve müvekkil sanığın beraatine müvekkilimin isnat edilen suça iştirak ettiğine dair somut bir delilin bulunmaması, ilk derece mahkemesinin ilgili ve yeterli olmayan gerekçelerle verdiği hukuka aykırı mahkumiyet kararı ile birlikte tamamen hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle sanığın hükmen tutukluluk halinin devam ettiği, haksız devam eden tutukluluk durumunun hem sanık müvekkil hem de ailesi yönünden telafisi imkansız zararlar doğurduğu gözetilerek müvekkilimin tutukluk durumunun öncelikli değerlendirilmesi suretiyle, tahliyesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.”
12 KLASÖR… YÜZLERCE SAYFA…
Bu aşamada tamamlandıktan sonra 12 klasörden oluşan yüzlerce dokümanlık Narin Güran davası dosyası fiziki olarak Diyarbakır Bölge İstinaf Mahkemesi'ne gönderilecek.
Bölge İstinaf'ta dosyaya 1'inci Ceza Dairesi'nin bakması bekleniyor. Ceza Dairesi dosyayı ya duruşmalı olarak da ele alabileceği öğrenildi.
DAVA YENİDEN Mİ GÖRÜLECEK?
İstinaf, dosyayı yerel mahkemenin kararını uygun bulup Yargıtay'a gönderirse Narin cinayeti davası, Yargıtay Ceza Dairesi'nde görülmeye başlanacağı belirtildi.
İstinaf Ceza Dairesi, itirazlar üzerine dosyayı bozar geri gönderirse, Narin Güran davası Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlanacağı ifade edildi.
İSTİNAF İTİRAZLARI KARARA BAĞLAYACAK
Diyarbakır'da mahkemenin 28 Aralık'ta 4 sanığa verdiği cezanın gerekçeli kararından sonra Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Barosu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Nevzat Bahtiyar'ın da ağırlaşmış müebbet hapis ile cezalandırılması için itiraz etmişti.
Sanık avukatları ise Nevzat'ın katil olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin beraatini talep etmişti. Mahkemenin, başlayan yasal süre içerinde itirazlara vereceği cevabın ardından İstinaf yapılan tüm itirazları değerlendirip bir karar verecek.
ANNE, AĞABEY VE AMCA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET ALMIŞTI
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos tarihinde korkunç bir cinayete kurban giden 8 yaşındaki Narin Güran olayında, küçük kızı kim neden öldürdü sorusu yargılama sonucunda da yanıt bulmazken, yeni bir gelişme daha yaşandı.
Diyarbakır Cumhuriyeti Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran, amca Salim Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğu öldürmek" suçundan ağırlaştırışmış müebbet hapis cezası istendi.
NARİN'İ GÖMDÜĞÜNÜ İTİRAF EDEN NEVZAT'A 4 YIL HAPİS!
Ancak, 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 28 Aralık 2024'te görülen son duruşmada, anne Yüksel, ağabey Enes ile amca Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Küçük kızı Eğertutmaz Deresi'ne gömen komşu Nevzat Bahtiyar'a ise, delilleri gizlem ve yok etmek suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
“Bu dosyanın en önemli tanığı Hediye Güran'dır”
Hediye Güran’ın dosyadaki en önemli tanık olduğu belirtilen dilekçede, “Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında delilleri tartışırken müvekkil lehine olabilecek delilleri neden dikkate almadığını gerekçelendirmemiştir. Tüm sanıklar açısından bu dosyanın en önemli tanığı bizce Hediye Güran'dır. Ancak mahkeme beyanları son derece önemli olan bu tanığın beyanlarını diğer deliller ile uyuşmadığı gerekçesi ile kabul etmediğini yazmıştır. Bu diğer delillerden kastın ne olduğu gerekçeli kararda yazılmamıştır. Diğer delil dediği daraltılmış baz çalışması ise tanık ve çocukları telefonun evde olduğunu beyan etmişler, diğer delil sanık Nevzat'ın beyanları ise bu beyanın çeliştiği ve mümkün olmadığına ilişkin beyanlarımız ve tanığın diğer beyanlar ile de örtüşen beyanlarının buna karşı yok sayılması kabul edilebilir bir durum değildir” ifadelerine yer verildi.