Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, Suriye politikasında yapılan hataların 1 Nisan 2012'de yapılan 2. Suriye'nin Dostları Grubu Konferansı ile başladığını yazdı.
Zeyrek, "O konferanstan birkaç hafta sonra Ankara'da Avrupalı bir diplomatla sohbet ediyordum. Kendisi, ABD'den, birçok Avrupa ülkesinden, Arap ülkelerinden Akdeniz kıyılarına silah ve mühimmat yağdığını ve o silah ve mühimmatın Suriye muhalefetine taşındığını anlatıyordu. Sonrası malum: Pandoranın Kutusu açıldı" ifadelerini kullandı.
"Ülkeyi yönetenler ister kabul etsin, ister etmesin" diyen Zeyrek, "Suriye konusunda yapılan bütün hatalar, başımıza gelen bütün kötülükler o düğmenin hatalı iliklenmesiyle başlayan sürecin sonucudur ve zararın neresinden dönülürse kârdır" diye yazdı.
Deniz Zeyrek'in Sözcü'deki "Kabul edin, ilk düğmeyi yanlış bağladınız" başlıklı yazısından ilgili kesim şöyle;
Tarih: 1 Nisan 2012.
Yer: İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi.
Toplantı ismi: 2. Suriye'nin Dostları Grubu Konferansı.
Türkiye'yi, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil ediyor.
Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ABD'nin temsilcisiydi. Ayrıca 80'den fazla ülkenin yöneticileri oradaydı.
Toplantının açılışını yapan Erdoğan, bir yıldır isyancılara çok sert müdahale eden Esad'ı sözlerini tutmaya çağırdı ve “Aksi halde Suriye halkının meşru müdafaa hakkının desteklenmesinden başka hiçbir seçenek kalmayacak” dedi.
Clinton da Esad'ın sözlerini tutmadığına işaret edip, “Askeri müdahale seçenekleri reddedilse bile dünyada kimse daha fazla bekleyemez” diyordu.
Toplantıdan iki önemli sonuç çıktı:
– “Suriye'nin Dostları”, Suriye'nin meşru temsilcisi olarak Esad'ı değil Suriye Ulusal Konseyi'ni tanıdı.
– Konferansın sonuç bildirgesindeki 12. Madde'de aynen şöyle yazıyordu: “Suriye'nin Dostları Grubu, Suriye halkının kendini koruması için alacağı meşru tedbirlere desteğini açıklar.”
Erdoğan'ın açılış konuşmasındaki cümlenin aynısı olan o cümleyi okuyan herkes, “Suriye'nin dostları, Suriye muhalefetini silahlandıracak” yorumunu yaptı. Ahmet Davutoğlu bu yorum kendisine sorulunca “Cümle gayet açık. Ağır silahlar ve helikopterle saldırıya maruz kalan Suriye halkının elinden gelen tüm imkânlarla buna karşı direnme hakkı var” karşılığını verdi.
Suudi Arabistan daha ileri giderek açıktan “Suriye muhalefeti silahlandırılsın” çağrısı yaptı.
Toplantıdaki Müslüman liderler yakın zamanda Şam'daki Emevi Camii'nde cuma namazı kılmayı planlamaya başlamıştı.
O konferanstan birkaç hafta sonra Ankara'da Avrupalı bir diplomatla sohbet ediyordum. Kendisi, ABD'den, birçok Avrupa ülkesinden, Arap ülkelerinden Akdeniz kıyılarına silah ve mühimmat yağdığını ve o silah ve mühimmatın Suriye muhalefetine taşındığını anlatıyordu. Sonrası malum:
Pandoranın Kutusu açıldı.
El Kaide, IŞİD, El Nusra, HTŞ, YPG ve bilumum terör örgütleri bu durumu bir fırsata çevirerek Suriye'ye çöktü. Kısa sürede Suriye'nin üçte ikisi bu örgütlerin eline geçti. 2015 yılında Rusya ve İran, Esad'ı savunmak üzere devreye girince ABD de YPG'yi müttefik seçerek sahaya indi. Bütün planlar değişmişti.
Ülkeyi yönetenler ister kabul etsin, ister etmesin.
İlk düğme 1 Nisan 2012'de İstanbul'da yanlış iliklendi.
Suriye konusunda yapılan bütün hatalar, başımıza gelen bütün kötülükler o düğmenin hatalı iliklenmesiyle başlayan sürecin sonucudur ve zararın neresinden dönülürse kârdır.
Erdoğan'ın Akşener'e yaptığı üç teklif belli oldu52 izlenme
Göz sulanması nasıl geçer?31 izlenme
Yuh artık! Odatv'ye katli vacip diyen müftüye değil Deniz Çakır'a soruşturma açıldı36 izlenme
Devletten anne babalara 1611 liralık dev destek! E devlet üzerinden başvur, PTT’den paranı al! İşte dev yardımın başvuru şartları!37 izlenme
Türkiye’nin en büyük pazarını gezdim ve halkın anketini açıklıyorum47 izlenme
Cem Yılmaz'dan 'Botuna Sedat Peker'i mi Bilal Erdoğan'ı mı alırsın?' sorusuna çok konuşulacak yanıt50 izlenme
Önemli uzman36855 izlenme
Erdoğan'ın eski Başbakan Tansu Çiller ile bir araya geldiği belirtiliyor.60 izlenme