Ahmet Hakan'ın köşesinden aktardığı açıklamaya göre Erbaş, vakıflar konusunda Diyanet İşleri Başkanı olarak 'uyarı' görevini yerine getirimiş.
Erbaş'ın açıklaması ve Ahmet Hakan'ın konuya dair yazısı şöyle:
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’la konuştum.
“Atatürk’e lanet ettiğiniz şeklinde bir eleştiriyle karşı karşıyasınız. Bu konuda ne söylemek istersiniz?” dedim.
*
Ali Erbaş, yazılı bir açıklamayla konuya açıklık getirmeyi tercih etti.
Ali Erbaş’ın gönderdiği açıklamayı, noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:
Ali Erbaş: Vefat edene dua edilir, beddua değil
*
Merhaba Ahmet Bey.
Ayasofya hutbemde temas ettiğim “Vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar; vâkıfın şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” ifadesiyle ilgili şu açıklamayı yapabilirim:
Genel olarak vakfiyelerin sonu, vâkıfın bedduasıyla biter.
“Bu vakfımı kimler amacı dışında kullanırsa Allah’ın, meleklerin, peygamberlerin, tüm Müslümanların laneti onların üzerine olsun” şeklinde.
Ben de hutbede buna atıfta bulundum.
Sadece Ayasofya’yı değil tüm vakıf mallarını kastettim.
Geçmişi değil, bundan sonrasını kastettim. “Uğramıştır” demedim, “Çiğnerse lanete uğrar” dedim.
Atatürk 82 sene önce vefat etti. Vefat eden insanlara dua edilir, beddua değil. Geçen geçmiştir, Allah Teala da “tilke ümmetün kad halet, lehâ mâ kesebet ve leküm mâ kesebtüm” (Onlar gelip geçen bir ümmettiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz) (Bakara 141) ayetiyle bizi uyarmaktadır.
Biz geçmişe takılmadan geleceğe bakmalıyız.
Kaldı ki Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi hususunda Atatürk’ün dahlinin olup olmadığı da tarihçiler arasında tartışmalı bir konudur.
Velhasıl bizim millet olarak vakıf mallarını koruma konusunda çok titiz olmamız gerekir. Bunu sağlamanın tek yolu kanunlarla korkutarak olmamalı. Farklı yollarla vicdanlar harekete geçirilmeli ve inanç ilkeleri de devreye sokulmalı.
Diyanet İşleri Başkanı olarak bunu Müslümanlara hatırlatmak benim görevim. Ben görevimi yapıyorum.
Ama birileri benim görevim gereği hatırlattığım hususlar üzerinden bilerek ya da bilmeyerek tefrika çıkarıyor.
Bizim inancımızda vâkıfın (vakfedenin) vasiyeti nass hükmündedir. Ona uymak gerekir.
Bunu Müslümanlara Diyanet İşleri Başkanının camide, hutbede hatırlatması son derece normal bir davranıştır, polemik konusu yapmak iyi niyetli bir tavır değildir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
*
Benim konuyla ilgili yorumum şudur:
Bu tartışmayı sürdürmek tabii ki mümkün. Ama tartışmayı sürdürürken Prof. Ali Erbaş’ın yaptığı bu son açıklamayı dikkate almak şart.
Komşularıyla kavga eden Engin ve Dilan Polat çiftine hapis istemiyle dava açıldı27 izlenme
Altın Fiyatları Ne Olacak739 izlenme
Antalya'daki kültür merkezinin bakımsızlığı olay çıkardı! Muhittin Böcek ve Tamer Karadağlı birbirine girdi27 izlenme
Alçı çileden çıktı: Bu yangına benzin dökmektir39 izlenme
Ahmet Hakan'dan Gökçek'e 'şarap' tepkisi: Sana ne kardeşim, sana ne?24 izlenme
Karaciğer yağlanmasını önleyen reçete gibi öneri! İşte karaciğer yağlanmasını önleyen besinler...1402 izlenme
MasterChef All Star'da yarışmaya veda eden isim Tanya oldu43 izlenme
Pınar Altuğ: Su tam benim istediğim gibi bir kız oldu1123 izlenme
Omicron korkusu: ABD'de bir günde 4 binden fazla çocuk hastaneye kaldırıldı
Hastanemi Açın Platformu: Kapatılan hastanelerin tekrar açılacağını duyuyoruz
Fenerbahçe camiası Neslican Tay’a böyle veda etti!
Ahmet Hakan'dan 'Riskli binalarda oturmayın' diyen Bakan Kurum'a sert sözler